Alacak Takibi: Veresiye Defterinden Sisteme Geçiş

5 dk okuma 0 görüntülenme
Alacak Takibi: Veresiye Defterinden Sisteme Geçiş

Alacak takibi deftere yazıldığı sürece iki şeye bağlıdır: defteri tutan kişinin düzeni ve hafızası. İkisi de iyi olabilir — ama ikisi de devredilemez. Kişi izne çıktığında kimin ne kadar borcu olduğunu kimse net bilmez.

Bu yazı, veresiye defterinden sisteme geçişin ne zaman gerektiğini ve geçişin nasıl yapıldığını anlatıyor. Amaç defteri kötülemek değil; defterin yetmediği noktayı tarif etmek.

Defterin Gerçek Avantajı: Hız

Önce dürüst olalım. Veresiye defteri hâlâ yaygın kullanılıyor çünkü hiçbir dijital sistem kadar hızlı değil: müşteri gelir, satır yazılır, biter. Eğitim gerekmez, internet gerekmez, şarj gerekmez.

Bu yüzden dijitale geçişin tek şartı şudur: yeni sistem defterden daha yavaş olmamalı. Kayıt girmek on saniye sürüyorsa kimse kullanmaz ve üç hafta sonra defter geri çıkar. Küçük ölçekli kurulumlarda ekranı "müşteri seç, tutar yaz, kaydet" düzeyine indirmek, projenin başarısını belirleyen asıl karardır.

Defterin Yetmediği Dört Nokta

Yaşlandırma Raporu: En Çok İşe Yarayan Tek Ekran

Sisteme geçen işletmelerin ilk ayda "bunu neden daha önce yapmadım" dediği şey genelde budur. Yaşlandırma raporu, alacaklarınızı gün aralıklarına böler: 0-30, 31-60, 61-90, 90+.

Faydası sadece görmek değil, sıralamak. Tahsilat çabasını en büyük alacağa değil, en çok yaşlanmış alacağa yöneltirsiniz — çünkü tahsil edilebilirlik yaşla birlikte hızla düşer. Defterle bu raporu çıkarmak için satırları geriye doğru taramak gerekir, o yüzden pratikte hiç çıkarılmaz.

Çek-Senet Takibi Ayrı Bir İştir

Cari hesap ile çek portföyü sık sık aynı yere yazılır ve karışır. Doğru kurulumda çek, portföye girdiği anda şu alanlarla kaydedilir: keşideci, vade, banka, tutar ve mevcut durum.

Durumun ayrı izlenmesi önemlidir: portföyde, tahsile verildi, ciro edildi, tahsil edildi, karşılıksız döndü. Bu beş durum ayrı tutulmazsa bakiye yanlış çıkar — ciro ettiğiniz bir çek hâlâ sizin alacağınız gibi görünür.

Muhasebe Programı Varken Neden Ayrı Takip?

Haklı bir soru. Muhasebe programınız cari hesabı tutar; ama muhasebenin işi geçmişi doğru kaydetmektir, sizin ihtiyacınız bugünü yönetmektir.

Pratikte en sık gördüğümüz tablo şu: kayıtlar muhasebe programına ay sonunda topluca giriliyor. Bu yüzden ay ortasında kimin ne kadar borcu olduğunu kimse net bilmiyor; satış elemanı müşteri kapısında ofisi arıyor, ofis Excel'e bakıyor.

Cari takip programı bu halkayı kapatır: hareket girildiği anda bakiye günceldir ve sahadan telefondan görülür. Muhasebe programınızla entegrasyon kurulabiliyorsa kayıt iki yere ayrı girilmez.

Risk Limiti: Batık Alacağın Panzehiri

Batık alacak çoğu zaman kötü müşteriden değil, limitsiz satıştan doğar. Müşteri bazında kredi limiti tanımlanıp limit aşımında yeni siparişin uyarı vermesi, basit ama en çok para kurtaran kuraldır.

Limit koymak satışı kısmak değildir; limiti bilinçli aşma kararını yöneticiye taşımaktır. Satış elemanı limiti aşan siparişi geçirmek istediğinde onay ister, onay veren de riski görerek verir.

Geçiş Nasıl Yapılır?

Dört adım yeterli:

Geçişin en kritik anı üçüncü adımdır: paralel dönemi atlayan işletmeler ilk uyuşmazlıkta sisteme güvenini kaybediyor. İki hafta çift kayıt tutmak, aylarca süren şüpheden iyidir.

Satış tarafınız da varsa bayinin kendi bakiyesini görmesini sağlayan bir B2B bayi sistemi tahsilat konuşmalarının yarısını hiç yapılmaz hâle getiriyor; müşteri ilişkisini de kayda bağlamak istiyorsanız CRM programı aynı sistemin modülü olabiliyor. Bütününe özel yazılım geliştirme sayfasından bakın.

Cari Takip Programı — Yassmedya
Bu konuda hizmet veriyoruz

Cari Takip Programı

Borç-alacak, çek-senet, mutabakat

Paylaş WA X in
Devamı gelsin

İlginizi çekebilir

Bu işi sizin için biz üstlenelim

Okuduğunuz her rehber, her gün uyguladığımız işin özeti. Projenizi konuşalım.

Teklif Al → Hemen Ara: 0535 615 38 72
Görüşme ücretsiz, yükümlülük yok Teklif kalem kalem yazılı — sürpriz maliyet yok 2010'dan beri aynı ekip, aynı numara Aynı gün dönüş